Herkese Merhaba.

  Uzun ve yoğun bir haftadan sonra dinlenmek için iyi haftasonları şimdiden :)

  Bir önceki yazımda proje ve operasyon hakkında bilgiler vermiştim. Kafamızda projeye dair bazı bilgiler yer edinmeye başlamıştır umarım. Fazla uzatmadan hemen aldığım notlardan anlatmaya başlayalım.

Nedir bu Proje Yönetimi ?

  Kısaca; proje paydaşlarının, projeden kaynaklanan ihtiyaçlarını karşılamak için  bilginin, becerinin, araç ve tekniklerin proje aktivitelerine uygulanmasıdır. Diğer bir deyişle BÖL – YÖNET, BİRLEŞTİR – DENETLE şeklinde tanımlayabiliriz.

  • BÖL : İş kırılım yapısı, kaynakların atanması, zaman fazlı bütçenin oluşturulması.
  • YÖNET : Proje organizasyonu, ekip yönetimi, güç-yetki, problem çözme
  • BİRLEŞTİR : İş kırılım yapısı, işlevsel gruplar, sorumluluk matrisi, maliyet hesap planı
  • DENETLE : Performans izleme, tümleşik maliyet/zaman kontrol sistemi

  Yukarıdaki bahsettiğimiz gibi proje yönetimi oldukça önemlidir. Riskleri kontrol etmek, maliyetleri azaltmak, zamanında ve bütçesinde işleri tanımlayabilmek, rekabet avantajı, ölçülebilir sonuçlar ve yatırımın geri dönüşü, proje yönetiminin önemini bir kez daha bize hatırlatır. Projeyi yönetirken bazı kısıtlar vardır. Aşağıda bunlardan bahsedelim biraz.

Bir projenin yönetilmesinde en önemli 3 kısıt bulunmaktadır.

 

TSC

 

Kapsam : Yapılmak istenen ? – Proje başlangıç belgesi, kapsam tanımı ve iş kırılma yapısındah bahsedilir.

Zaman : Ne kadar zaman ? – Gantt çizelgeleri, ağ diyagramları, kritik yok analizi hazırlanır.

Maliyet : Ne kadar maliyet ? – Maliyet tahminleme, kazanılmış değer yöntemi uygulanır.

  Bu 3 kısıtı yönetmek ve ortaya çıkan kaliteyi sağlamak çok önemlidir. Projenin başarısı, teslim edileceklerin; istenen özelliklerde, belirtilen süre ve bütçe dahilinde tamamlanmasıdır. Peki projenin başarılı bir sonuçlanması için neler gereklidir ? Özetle;

  1. Proje paydaşlarını belirlemek
  2. Proje kapsamının detaylı olarak belirlenmesi
  3. Proje hedefinin, kısıtlarının ve varsayımlarının belirlenmesi
  4. Projenin planlanması
  5. Proje organizasyon şemasının hazırlanması
  6. Projede görev alacak kişiler için rol ve sorumlulukların belirlenmesi
  7. Proje kontrolü
  8. İletişim yönetim planının hazırlanması
  9. Proje yöneticisinin etkinliği

  Yukarıdaki maddeleri sağladığımız zaman, projenin başarısı için adımlar atmış oluruz. Bunları yaparken ilgili taraflar arasında  kötü iletişim, doğru planlama yapılamaması, kaynakların yetersiz olması, maliyetlerin kontrolden çıkması, zayıf-yetersiz yönetim  gibi nedenlerden dolayı da projelerin başarısızlığına neden olurlar.

  Bugün biraz giriş yaptığımızı düşünüyorum. Proje yönetimin tanımından, başarı ve başarısızlığından, kısıtlarından bahsettik. Bir sonraki yazımızda Proje fazları ve metodoloji’ den bahsedeceğim.

Kendinize iyi davranın :)

  Günümüzde oldukça popüler olan programcılık, teknolojinin gelişimiyle birlikte herkesin iştahını kabartmış durumda. Tabi ki bu yönde ilerlemek isteyen kişiler, kendini geliştirmek için birçok yollara başvurmaktadır.

 İnternette okuduğum güzel makaleden bazı alıntılar yapmak istiyorum:

 Herhangi bir kitapçıya gittiğinizde Teach Yourself Java in 7 Days (7 Günde Java Öğrenin) benzeri, size birkaç günde veya birkaç saatte Visual Basic, Windows, Internet (vs.) öğretmeyi vadeden kitaplarla karşılaşırsınız. Birkaç günde, Beethoven, Kuantum Fiziği ya da köpek eğitimi öğreten kitaplar yok. Bu sonuçlara bakılırsa, ya insanlar bilgisayar hakkında yeni şeyler öğrenmek için çok hevesli ve aceleci ya da bu iş bir şekilde inanılmaz derecede kolay.

 Örneğin; Daha 4 yaşında müzik dahisi olduğu anlaşılan Mozart bile, ancak 13 sene sonra dünya çapında ses getirecek bestelerini yapmaya başlamış. Diğer bir tarzda, Beatles, 1964'te sahnelere, ardarda hit olan şarkıları ve Ed Sullivan'ın programında çıkmalarıyla gelmiş gibi gözükseler de, aslında 1957'den beri Liverpool ve Hamburg'da küçük klüplerde çalıyorlardı. Başlangıçta kitleleri çabuk cezbetmelerine rağmen ilk kayda değer başarılarını 1967'de Sgt. Peppers ile yakaladılar.

  İlk olarak 7 gün kayda değer programlar yazarak, yazdığınız programlardaki başarı ve başarısızlıklarınızdan ders almanıza yetecek bir süre değildir. Ne tecrübeli bir programcıyla çalışmaya, ne de o ortamın içinde yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya zamanınız olmayacaktır. Bu durumda sadece yüzeysel bir aşinalıktan bahsedilebilir, derinlemesine bir kavramadan değil. Kısacası dili iyi öğrenmeye fırsatınız olmayacaktır. Alexander Pope'nin de söylediği gibi bir "yarı bilgili olmak çok tehlikelidir".

 

 Geliştirmenin, eğlenceli olan boyutunu hiç bir zaman aklımızdan çıkarmamız gerekir. Yaptığımız geliştirmenin örnekleri varsa, onları incelemek, pratik yapmak ve diğer geliştiricilerle sosyal bir ağ kurmak, yaptığımız işten keyif almamızı sağlayacaktır.

  Başka programcıların da katıldığı projelerde yer alın. Bazı projelerde en iyi, bazılarında en kötü programcı siz olun. Ekibin en iyisi siz olduğunuzda, bir projeyi yönetebilme becerinizi test edebilme imkanı ve vizyonunuzla takım arkadaşlarınızı etkileme fırsatı bulacaksınız. En kötü olduğunuz durumda ise, ustaların neler yaptıklarını ve neleri yapmaktan hoşlanmadıklarını (ki bu size yaptırdıklarıdır) gözlemleme şansı bulacaksınız.

 24 saatte, günde hatta ayda, hayatınızın değişmesini veya gerçek yetenek ve deneyimlerinizin gelişmesini beklememeliyiz. The New Hacker's Dictionary(Yeni Hacker Sözlüğü) yazarı Eric Raymond "Sadece boya ve fırça sizi iyi bir ressam yapmayacağı gibi bilgisayar bilimleri eğitimi de, hiçkimseyi uzman bir programcı haline getirmez" der.